
İsmet Özel’in 11 Ekim 2014 tarihli “Siyasal İslam Neyi Yok Etti?” sorusuna cevap arayan son derece tuhaf bir konuşmasına denk geldim. Tam bir İsmet Özel konuşması. Spekülasyon ve manipülasyonlarla dolu, kimi açılardan haklı kimi açılardan çok haksız, doğru ve yanlış iç içe. En somut, hatta en basit meseleyi öyle bir evirip çeviriyor, şekilden şekle sokuyor ki sanırsınız karşınızda Sokratik filozoflar, Neo-Eflatuncular ya da IX. yüzyıl İslam düşünürleri çok girift teolojik meseleler tartışıyor. Halbuki mesele birkaç cümleyle özetlenecek cinsten. Özetleyelim: Satılıktır siyasal İslam, siyasal olmayan Müslümanlar ise dansözdür -bir etimolojik incelemeden buraya varıyor Özel-.
Dinleyelim: “Bizim lisanımızda serbest diye bir kelime var. Eğer etimolojisine bakarsanız Farsça başı bağlı demek. Best beste, ser de kafa. Kafa da Yunanca bir kelime. Yani öyle Türkçe kelime aramayın. Serbest. Serbest deyince ne anlıyoruz? İngilizce free diye tercüme ediyorsunuz değil mi? Serbestti. Halbuki işte başı bağlı demek. Ne demek? Başı şeriata bağlı. Onun başı şeriata bağlı olduğu için ona kimse karışamaz. Yani o yaptığını şerri esaslar dahilinde yapıyordur. Sen anlamıyor olabilirsin ama ona serbest. O serbesttir. Yani gaza beyliklerinin bütün diyarı Rum’da tesis ettikleri düzen serbest insanların eliyle gerçekleşti. Onlar mesuliyetlerini bilen ve İslami hudutları, hudutların muhafızlığını yapan insanlardı. Bu günümüze kadar maalesef ulaşamadı. Neden ulaşamadı? 1973 yılında siyasal İslam diye bir şey icat ettiler. Bu Gaza beyliklerinden beri gelen Müslüman üstünlüğe son veren bir hareketti. Ne demek bu? Yani şimdi siyasal İslam çıkmadan önce Türkiye’de Müslüman üstünlüğü mü vardı? Evet. Yani insanlar İslam’a mugayyir şeyleri yapmakta bir gün bunun hesabını biri benden sorar diye çekiniyorlar. Siyasal İslam, bu İslam adına hesap soracak adamların üç kuruş paraya göbek atacak insanlar olduğunu göstererek Türkiye’de Müslümanların hesap soran pozisyonunu yok etti. Tam tersine bunlar kafirlere yaltaklanan, kendilerine Türkiye düşmanları tarafından verilen payeleri kullanarak Türklere baskı yapan insanlar haline geldiler.” Bu metni baştan ayağa tashih etmek gerekiyor. Durum şu: “Deveye ‘Boynun eğri’ demişler, ‘Nerem doğru ki?’ demiş.” Metnin bizi ilgilendiren kısmına odaklanacağız.
Hınç dolu konuşuyor Özel, toptancı. Halbuki kendisi de eleştirdiği bu yapıların yıllarca içinde bulundu. Sonra, sonrası karanlık. Eğer ki ortada bir kirlilik varsa eski dostlarla anlaşmazlığa düşüp yolları ayırmak kişiyi temize çıkarmaya yetmez. Peki neden yıllarca onlarla takıldın, onların yayın organlarında yazdın, televizyonlarına çıkıp boy gösterdin derler adama, diyorlar da. Eğer o sıralar hakikati görememişim derse Özel, şimdi gördüğünden nasıl emin olacağız sorusuyla karşılık verir ona azıcık düşünen zihinler. Böylesi tavırlar yüzünden sahiciliğini yitirdi Özel. Şairdir, ne yapsa yeridir, dedirtmemeliydi kendisine, belki bu da bilinçli bir tercihtir, bilemiyoruz. Kadim dünyada kiniklerin bir kısmı işi deliliğe vurarak siyasaya karşı kendilerini korumaya çalışmışlardır. Öyleyse gayet başarılı Özel.
Etimolojiye ise evvelden beri meraklı, ama kelime tahlillerinde oldukça amatör kalıyor, yukarıdaki metinde olduğu gibi kimi zaman komik durumlara düşecek kadar tuhaf yanlışlar yapıyor. Serbest ile kafa kelimesine bakalım: Özel, “serbest” kelimesini şeriatla ilişkilendiriyor, bu, Müslümanların hoşuna gidebilecek bir yorum olabilir ancak, kelimenin böyle bir anlamı yok aslında, ama varmış gibi yapıyor, etimolojiden teoloji üretiyor adeta -hoşluk adına bilgiyi deforme edemeyiz- . Arapça kafâ kelimesini Yunanca kökenli saymak ise ayrı bir yanlış, evet kephalē (baş) kelimesi vardır Yunancada, fakat işin uzmanları bunu sadece ses benzerliği olarak görmüştür. Bir Arapça kelimeye tutup Yunanca demek Batıcı kafaların yapacağı bir iş.
Yine yukarıdaki metinde “1973 yılında siyasal İslam diye bir şey icat ettiler” diyor Özel. Halbuki “siyasal İslâm” kavramının kesin bir tarihi yok. Doğrusu 1970’lerin sonlarında doğup 1980’lerde uluslararası literatüre yerleşmiştir “siyasal İslam” (political Islam) kavramı. Bunda 1979 İran İslam Devrimi etkili olmuş. Modern İslamcılığın kökleri ise XIX. yüzyıla uzanmakta. Peki 1973 nereden çıktı. Bence cevap çok açık: Millî Selamet Partisi, 1973 genel seçimlerinde ilk kez TBMM’ye girmiş, seçimde yaklaşık %11,8 oy almış ve 48 milletvekili çıkarmıştı. Araştırdım, 1973’ün başka bir açıklamasını bulamadım. Bugüne dek ki bütün siyasal yapılar, partiler de gümbürtüye gidiyor, günahkâr ilan ediliyor bu arada. İstisna yok, toptancı dedik ya. Her neyse, siyasal İslâm, “Gaza beyliklerinden beri gelen Müslüman üstünlüğe son veren bir hareket”miş ve “Türkiye’de Müslümanların hesap soran pozisyonunu yok et”miş, dahası “Türklere baskı yapan insanlar haline gel”mişmiş -niçin bütün bir halka değil de sadece Türklere baskı yapılmış, SSCB’den bahsediyor sanki Özel-. Tam bir tevatür. Tabii onun Müslüman’ı, Türk’ü bizim bildiğimizden başka bir tür, ırkçı Yahudiliğe benziyor. Arasa da bu tanıma uyacak bir tek Müslüman tipi bulamaz Özel bütün bir İslam coğrafyasında, işin garibi kendi de uymuyor. Şimdiye dek böyle bir tarih okuması, böyle bir tahrif, böyle bir siyaset felsefesi görmedim ben. Hıncın ve Hak’sız “ene, ene” demenin sonuçları bunlar. Yine de bazı mazoşist Müslümanlar, türlü hakaretlere uğramalarına rağmen hâlâ Özel’e tapmaya devam ediyorlar. Yazık.
Daha çok şey söylenebilir, ama bir safsata üzerine bu kadar konuşmak bile fazla.