Hadi deyince olmuyor, dünyadayız çünkü
çamurdan çamur doğar, köleden köle, dünyadayız çünkü
ol desen ne çıkar, ah devletlüm ah küçüğüm,
sen O değilsin çünkü
anne karnı sıcaklığı yok burada yok samimiyet
yaratıcı makineler soğuk, bir tiran kalbi kadar soğuk
çalışırken ısınıyor gerçi
mesela sıcacıktır her namlunun içi
sordum tarihe dünyanın en müsrifi kimdir diye
dedi hazineleri dolu olduğu halde
adam harcayan imparatorluklardan bir şey kalmamıştır geriye
çünkü darphanede para basmaya benzemez adam yetiştirmek
azıcık kitap karıştıran herkes bilir
antik bir bilgenin “ben, parasız adamı, adamsız paraya
tercih etmem” dediğini
diyar-ı küfrü gezdim -acaba neresi-
besili bedenlerde virane ruhlar gördüm, üzücü
şirke girmiş mabetler, putperest din adamları gördüm, üzücü
merhaba dedim Kitab-ı Mukaddes gibi bir kaosa merhaba
rastlamadım ama
kendini mutlak düzen sanan teknolojiden daha büyük
bir paradoksa
der kravat tak çıkar tak, teslis gibi üç düğmesine dek
ilikle ceketini ve koltuk kap
der ne de olsa salak bu halk, hiç çekinme güç sende
yolsuzluk dolandırıcılık yap
çünkü uzun sürmez modern dünyada hiçbir saltanat
sen bol bol çalmana ve paraları Avrupa bankalarına
aktarmana bak
aman dikkat et yavaşlatır seni düşünmek
der içinden bir robotik ses
işte böyle ne Tanrı ne vicdan, teklemeden işler
mekanik kudret
daha uzunca bir süre değişmeyecek bu Faustyen düzen
ama üzülme bebeğim, kulak ver babacığına sen
nükleer füzelerle tehdit edilse bile nedeni gizlemez
hiçbir “çünkü”
öyle ya da böyle her zalim yer çükü