Edebiyat – Düşünce Topluluğu

EMRE ASLAN: VEDA

•

•

Ne diyeceklerini biliyorum ardımdan
Daha yasımı tutmadan
Gözlerin çevrileceğini biliyorum mezar taşıma
Ben gittikten sonra

Neyi nasılı değil ben kendimi anlatamadım
Ve bir satır yazılı olacaktı not defterimde
“Yazık sana Muzaffer”

Parasızlık ele geçirmişti sabahı
Çirkin sabahı veremli bir gül gibi sarmıştık köşelerinden
Alacaklı gecelerin de bir rahmeti vardı bana
-borcumdan artakalan-
Ve ben öldükten sonra ne diyeceklerini biliyorken ardımdan
Belki uzunca bir tirat belki bir söz
Sessizlik iyidir diyecek kime sorulsa
Siz üstelik aşktan da anlamazsınız
Neyi nasılı değil ben kendimi anlatamadım
Yüzü kara çarşaflı battaniyeler gördüm bugün
Beni beklediğine emin olduğum füsun bir melek
Adını sormaya cesaretim yoktur bilmeyerek
-Arkasında atlı ordusu-
Ben öldükten sonra ne diyeceklerini biliyorum ardımdan
Pencereler her açıldığında bir gül getireceğim sana uzaktan

Ben sana kırmızı kiremitler getirdim
Parmak uçlarında bir cigarayı yakarken
Ben sana -kupkuru bir dal getirdim-
Başucunda bir pus varken görüyorum
Halbuki beni bağrımdan asan
Bir çıngarın ta kendisiymiş güzelliğin
Ben dar vakitleri hep sana ayırmıştım
Bilmezsin sen

Yepyeni şiirler yazıldı
Gün dağına güneşler doğdu
İftiralar doladığım güllere kar yağdı bugün
Gün altında karanlığa sardılar beni

Bulutlar ardından duyuldu sesin
Seferi bir bulut yolumu kesti
Peygamber el uzattı vakit kesin
Bembeyaz kaftanlara sardılar beni

İstemedim göçmek cennete sen uçmadan
Kaç kez rüyalarımda şiirler yazdım sana
Başında bir mısra okuyamadan
Atlas göklere emanet ettim seni

Pür bir esinti gözlerinde ve buğulu
Şiirlerime ihanet ettim gözlerinle
Parlayan bir bıçkının sesiyle bugün
Kara bir hilatla kestiler beni

Taş bir sedir kurulmuş yanına
Sordum peygamber ocağı dediler
Rüyamda yalan yoktur bugün
Akşam vuslata davetlisin dediler

Benim adım bir salkım söğüte yazılı kalacak
ben gittikten sonra
Kıpkırmızı çıngırakların isyanı olacağım ben
Kapkara bulutlar altında daktilo duracak sarı saçlı
Bilmem bugün hangi karanlığa asılıyım ben
Ben öldükten sonra ne diyeceklerini biliyorum ardımdan
Yağız atların sulandığı tan yerine bakarken
Bir ot lekesi sürtülürse kalbinize
Son satırlarım ancak paklar beni
Ben öldükten sonra